jeremy irons etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jeremy irons etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2013 Cumartesi

The Hollow Crown (BBC Two)

Shakespeare'in İkinci Tetralojisini oluşturan Richard II, Henry IV, Part 1- Part 2, Henry V dörtlüsü kısaca Henriad diye geçer. BBC Two kanalı bu dörtlüyü TV'ye uyarlamaya karar vermiş ve 30 Ekim 2012'de yayınlanmaya başlamış. İşin güzel yanı sadece Henry IV part 1-2 oyununu değil de tetralojideki tüm oyunları uyarlamış olmaları, zira oyunların her biri birbiriyle yakın bir ilişki içerisinde ve İngiltere tarihinin boşluklarını doldurmaktadır. 2012 Kültür Olimpiyatlarında gösterilmek üzere hazırlanmış bu seri, İngiltere'nin tarihini kutlamak ve hatırlatmak amacıyla yapılmış. Sam Mendes'in yapımcı kadrosunda bulunduğu yapım, oldukça ses getirmiş. Serinin adı ise The Hollow Crown konulmuş; yanlış hatırlamıyorsam Richard II, kendisi bunu söylüyor. 





1.bölüm; Richard II, Richard'i Ben Whiskaw canlandırıyor, Bolingbroke'u Rory Kinnear, John of Gaunt'u Sir Patrick Stewart, York Dükü'nü ise David Suchet canlandırıyor Rupert Goold ise ilk bölümün yönetmen koltuğunda.

2.bölüm; Henry IV - Part 1, Jeremy Irons'ı Kral Henry olarak görüyoruz, Prens Hal Tom Hiddleston tarafından canlandırılıyor, Simno Russell Beale Falstaff, Northumberland'ı Alun Armstrong, Hotspur'u ise Joe Armstrong canlandırırken bölümü Richard Eyre çekmiş.

3.bölüm; Henry IV - Part 2, yeniden aynı oyuncular ve yönetmen ile 

4.bölüm; Henry V, Şimdi Kral Henry olarak karşımıza çıkan önceki Prens Hal'ı yine Tom Hiddleston, Burgundy Dükü'nü Richard Griffiths, Alice olarak Geraldine Chaplin, Fransa Kralı olarak Lambert Wilson oynarken Thea Sharrock serinin son bölümümün yönetmenliği yapmıştır.



Uyarlamanın güzelliği sadece HD görüntü olmasında değil tabii, oyuncuların ve yönetmenlerin katkılarından bahsetmek gerek. Metinlere sadık kalınması ve "modernleştir"ilmemesi benim hoşuma giden diğer bir özelliği.

Yazıyı sadece bu seriden haberi olmayanların için yazıyorum, oyunların tek tek analizini başka bir zaman yazarım. 



P.S.: Torrent'de serinin her bir bölümünün linki var ve Divxplanet'de de altyazıları o yüzden üşengeçlik etmeyin ve siteleri açıp indirmeye başlayın. 

25 Mart 2012 Pazar

"Mösyö'nün Ayrılışı Üstüne"

HBO kanalının 2005 yılında hazırladığı kısa Elizabeth I serisi var, iki bölümlük. [daha sonra bu seri hakkında da yazabiliriz] Elizabeth'i Helen Mirren oyunuyor (kendisi aynı zamanda II.Elizabeth'i de oynamıştı, ne kadın be!), Robert Dudley'i ise Jeremy Irons oynuyor. (Mirren gerçekten kraliçe olabilecek bir kadın galiba.) 

Seri Elizabeth'in hükümdarlığının son 25 yılını ele alıyor. Bu aralıkta konsey Elizabeth'i evlenmesi için zorlamaya devam etmekte, dizi de tam burada başlıyor. En kuvvetli aday Anjou Dükü, François. Kendisi bir Katolik olmasına rağmen Protestanlara oldukça hoşgörülü ve Elizabeth'ten oldukça etkilendiği de aşikar, ayın şeyi Elizabeth için de söylemek mümkün. Zira evlilik işinin ol(a)mayacağı anlaşılınca Anjou ülkesine geri dönmek üzere ayrılırken Elizabeth onun için yazdığı bir şiiri tutuşturuyor eline. Aşağıda şiirin dizide geçen kadarını paylaşıyorum ama şiirin birkaç mısrasını kırpmışlar aslı için; bkz. On Monsieur's Depart. Elizabeth döneminin en iyi yetişmiş insanlarından bir tanesi; bu şiir dışında yazdığı başka şiirler de var ve görebileceğiniz gibi neredeyse kendi döneminin ünlü şairleri kadar (Shakepseare, Bacon, Spencer, Jonson) iyi bir şiir anlayışı var.




François, Anjou Dükü

On Monsieur's Depart 
I grieve and dare not show my discontent,
I love and yet I'm forced to seem to hate,
I do, yet dare not say I ever meant,
I seem stark mute yet inwardly do prate.
I am and I'm not, I freeze yet am burned,
Since from myself another self I turn.
My care is like my shadow in the sun,
It follows me flying, flies when I pursue it,
Stands and lies by me, does what I have done.
Or let me live with some more sweet content, or die,
And so forget what love ere meant.


Mösyö'nün Ayrılışı Üstüne 
Istırap duyuyorum lakin üzüntümü belli etmemem gerek.
Seviyorum lakin 'nefret et' diyor, mecburiyet.
Söylüyorum lakin düşündüklerimi söylememem gerek. 
Dilsiz gibiyim lakin gevezelik ediyorum, kahrederek.
Ben hem varım, hem yokum
Donuyorum lakin eriyerek
Kişiliğimden çıkıp başka biri oluyorum
Kaygılarım, güneşteki gölgem gibi   
          Beni uçarak takip ediyor, ben takip ettiğimde uçuyor
Yanımda duruyor, yanımda yatıyor
Ne yapmış isem onu yapıyor
Ya biraz daha mutluluk yaşayayım ya da öleyim
Böylece aşk da eskiden olduğu gibi kalsın. 
Kraliçe I. Elizabeth